ONUR YASER CAN

Said

Yaser 16 yıllık arkadaşımdı. Ortaokulu ve liseyi ayni lisede bitirdik. Müziğe ortaokul sıralarında beraber başladık. Kendi davul (bateri) bense darbuka çalmaya başladım. Lise yıllarında Yaser (davul), ben (darbuka), Ender Avcı (basgitar) ve Serdar Baykan (elektrogitar) ile birlikte bir grup kurduk. Üniversite yılları boyunca Hep Yek isimli bu grubumuzla –gruba Moğolistanlı Andre’yi (vokal) de katarak- reggae, latin rock, funk ve blues şarkılarından oluşan repertuarlarla basta ODTU bahar şenlikleri olmak üzere, Bilkent, Hacettepe ve Ankara Üniversiteleri senliklerinde yer aldık.  Ben darbuka çaldığım için önceleri böyle bir grupta çalabileceğimi düşünmedim. Yaser daha 14-15 yaşlarında olmamıza rağmen adeta darbuka ile neler yapılabileceğini görmüş, beni her zaman her ne müzik türü olursa olsun yanına dâhil etmiş ve desteklemişti.  O, bir mimar olarak sadece mimari projeleri değil aynı zamanda benim müzik kariyerimi de imar etmiş olacaktı.

Müziğe ve enstrümanına olan sevgisi görülmeğe değerdi. Kendini yeri geldiği zaman saatlerce stüdyoya kapatıp etud çalışmaları yapar, bir sonraki stüdyo zamanına kadar çıkaracağımız şarkıları çalışırdı. Stüdyo ve sahnede ayni şevk, his ve heyecanla çalardı. Yer yer gözlerini kapar sadece müziğe,  çaldığı şeye konsantre olur, çalınan şarkiyi, şarkıdaki sözleri yasarcasına çalardı.

Yaser müzisyenliği yanında karikatür çizer ve resim de yapardı.  İyi bir gezgindi, Avrupa ülkeleriyle birlikte Amerika ve Orta Doğu ülkelerini de gezdi. İngilizcenin yani sıra İtalyanca ve Flamanca da konuşurdu. İyi bir okurdu Yaser, Türk edebiyatı yazarlarıyla birlikte klasik bati edebiyatına ait eserleri de okurdu. Yüzyıllardır var olan mimari eserlerimizi takdirle yâd eder, onlardan aldığı ilhamla oluşturduğu kendi modern tarzını yer aldığı çalışmalara yansıtırdı.

Dürüstlüğü, vefası ve alçakgönüllülüğüyle erdem sahibi biriydi. Yasam enerjisi yüksek, hayata sıkı sıkıya bağlı, etrafındakilere daima – basa gelen her ne zorluk, sıkıntı olursa olsun-cesaret veren, onları hayata bağlama, idael ve hedeflerini gerçekleştirmede destekleyici, tesvikci ve yüreklendirici oldu.  Tüm aile çevresince sevilen, çok saygılı ve nazik bir beyefendiydi.

Yaser’in kişilik özellikleri, hayattaki durusu ve elde ettiği başarılar, hayatına kendi eliyle son vermesini inanılmaz kılıyor. Yakin arkadaşları olarak bizler ve ailesi, Yaser’in tutuklanma surecinden başlayıp aramızdan ayrılmasına sebep olan, şuana kadar aydınlatılmamış tüm noktaların aydınlatılmasını ve surece dahil olan emniyet ve sağlık personellerinin yüksek yargı önünde yargılanmalarını istiyoruz.

 

Sait Arat – Müzisyen

19.11.2011, Mexico City