ONUR YASER CAN

Ceren Mektup

Böyle diyordu hapishaneden Ulrike, kendini ziyarete gelen çocuklarına. Bu cümle benim de cümlem, çünkü dünyalar kadar üzgün ama bir o kadar ve fazlası öfkeliyim. Yasercan’ı aramızdan alan polis şiddetine öfkeliyim. İşkenceye, insan hakkı ihlallerine, hukukun hantallığına, adalete ulaşmanın zorluğuna öfkeliyim. En çok da, bütün bunların bedelini en ağır şekilde, Yaser’i kaybederek ödediğimiz için öfkeliyim.

    YASERİM

Üzgün olmaktansa öfkeli olmayı yeğlerim.

                                                           Ulrike Meinhof

 

Bu satırları okuyan sizleri, Yaser’i tanımayan ve ne yazık ki artık tanıma şansı da olmayan sizleri, şunu duymaya çağırıyorum: Bu hikaye, dünyanın en kötü hikayesidir, en yarım kalmış, en eksik hikayesidir. Ve bilerek yanlış anlatılıyor, Yaser’in kendi canına isteyerek kıydığını, psikolojik problemleri olduğunu söylüyorlar. Ama polis tarafından gözaltına alındıktan sonra neler yaşadığını, daha doğrusu ona neler yaşatıldığını anlatmıyorlar.  

Ben, bu hikayenin onların anlattığı gibi olmadığını biliyorum. Size sunacak kamera kayıtlarım, tanık ifadelerim ya da çok önemli gizli belgelerim yok, arkamda devletin köklü ve saygın kurumları da yok ama benim çok daha kuvvetli bir kanıtım var: Kalbim. Uzun bir zaman Yasercan’ın kalbine dokunmuş şanslı bir kadın olarak, sevdiğim o kalbin asla hayattan kendi isteğiyle kopmayacağını biliyorum. Bunu bütün kalbimle biliyorum. Bunu gözlerinin mavisinden, beni sevişinden, resimlerinden, heykellerinden, şarkılarından biliyorum. Kahkahasından, neşesinden, hayallerinden, ümitlerinden biliyorum. Gezdiğimiz bütün o şehirlerden, yürüdüğümüz ormanlardan, yüzdüğümüz mavi sulardan,  soğuk nehirlerden biliyorum. Konuştuğu dillerden, hep daha da fazla öğrenmek istemesinden biliyorum. Yaptığı uyduruk yemeklerden, babannesine olan sevgisinden, hürmetinden, her şeye ve herkese saçtığı o güzelim ışığından biliyorum.

Yaserim, hayatı hep sevdi ve o polislerle karşılaşıncaya kadar da bu böyleydi.

Başta da söylediğim gibi, acımız keskin, acımız baki. Lakin acımızın yanına öfkemizi koyuyoruz. Yasercan’ın hakkını teslim etmek için sürdürdüğümüz mücadelede bize sabır versin diye. Bir güzel mavi ışığı söndürmek bu kadar kolay olmasın diye.

 

zeynep ceren

 

Not: Sevdiceği’nin kalem olmuş yüreğinden ONUR YASER CAN