ONUR YASER CAN

Yahya Kemal Mahallesi Sakinlerine Gönüllü Destek -2010 Mart-Mayıs/ PlanA Mimarlık

Yahya Kemal Mahallesi, Kağıthane’nin en eski -1940lar- roman yerleşimlerinden biriydi. Sakinleri çoğunlukla kağıt toplayıcıları, çiçek satıcıları ve müzisyenlerden oluşuyordu. Son beş yıla girdiğimizde Kağıthane bölgesinin yükselen trendi burayı da etkiledi ve rekreasyon alanları oluşturulması amacıyla mahallelinin bölgeyi boşaltması istendi. Ev sahibi – kiracı yoksul bölge sakinlerinin bir kısmı, belediyenin istimlak için verdiği küçük bedeller karşılığında kendilerine gösterilen yerlere gittiler; ancak şehir dışındaki bu bölgelerde ekonomik ve sosyal olarak yaşayamayıp geri döndüler. Geride kalanlar uzun süre direnç gösterdi. Belediye ile sayısız görüşme yapıldı. Projede amaç; ’mahallelinin yerinden edilmeden, işlerini de sürdürerek daha iyi koşullarda yaşayabileceği ve kendi olanaklarıyla yaratacakları yeni bir yaşam alanı’ fikrinin mümkün olduğunu savunmak idi.

 Arkadaşımız Onur Yaser Can, bir ayı aşkın bir süre mahallenin mevcut ve taşınmak zorunda kalmış ailelerinin demografik yapısını inceledi, taleplerini dinledi, ihtiyaçlarını anladı. Minimum bedelle inşa edilecek, mahallelinin ortak yaşam, çoğalma, eğlence ve iş kültürüne uygun bir yaşam alanı tasarladı.

 Şehir atıklarını toplayarak, şehrin sürdürülebilirliğine katkı koyan ve hayatı her yönüyle güzelleştiren mahalle sakinleri kendi yerleşmelerinde de bu özelliklerini koruyacaklardı. Proje, çelik strüktür olarak tasarlanırken malzemenin toplanan atık metallerin değiş tokuşu ile kısmen de olsa sağlanması amaçlandı. Atık kağıtların işlemden geçirilerek yalıtım malzemesi olarak kullanılması düşünüldü. Bir arada ve dayanışmayla yaşama kültürünün gereği olan ortak yaşam alanlarına – açık ve kapalı- öncelik verildi. Atık arabaları için park yerleri ve atıkların üretime dönüştürüldüğü atölyeler düşünüldü. Bu süreçte mahallelinin ekonomik ve sosyal olarak gelişmesine katkısı olacak pek çok düşünce üretildi ve bunların mekan düzenlemesine aktarımı yapıldı. Belediyenin kamulaştırma nedeni olarak gösterdiği spor tesisleri de bu projede yer aldı.

Bu proje ‘çöküntü’ olarak nitelendirilen bir alanın asıl sakinleriyle ve onların hayatlarına dokunmadan, iyileştirilerek, bir dekor değil, gerçek bir yaşam alanı olarak kente kazandırılma projesi idi. Ve paydaşlarının tüm çabasına rağmen proje olarak kaldı.