ONUR YASER CAN

Evrim - İKİ GÖZÜM YASER’İM

Hemen hemen yirmi sene önceydi, GaziAnadolu’nun ıssızlığında aynı kümeye düşmüştük şans eseri (şans eseri diyorum ama ben seni yine bulurdum). O zamanlardan aklımda kalan bir güneş enerjisiyle çalışan araba var hatırladın mı? Bütün boş zamanlarımızda kafa kafaya verip o aracı nasıl daha iyi yapabiliriz diye kafa patlatıyorduk. Sene doksanüç. Onbir yaşında. Ankara’da egzozun ve şiddetin en çok olduğu zamanlar.

Ankara’da veya İstanbul’da veya Türkiye’de ikiside hiç azalmadı gözüm.

Onbir yaşında başladık dostluğa,biriyle onbir yaşında dost olursan o hep dostun kalır. Bilmeyenler bana sorsun. Bilmeyenler bize sorsun.

Neler neler yaptık beraber, neler öğrendim senden ne çok şey paylaştık, kitaplarımızı paylaştık, fikirlerimizi paylaştık, yemeğimizi paylaştık, sevinçlerimizi, hüzünlerimizi,dostluğumuzu... Onyedi sene bir kere sesimiz yükselmedi birbirimize karşı,bir kere kendimi senden daha haklı görmedim, bir kere kalbimi kırmadın.

Bu anlattıklarım bana yansıyan ışığının hüzmeleri gözüm. Bana düşen şimdi bendeki seni anlatmak çocuklara, denizlere, yıldızlara, bulutlara, ağaçlara. Yaser’i tanır mısınız diye sormayacağım onlara. Ben onlardan seninle olan hikayelerini dinlemek istiyorum. Biliyorum çok az insana nasip olan bir paylaşımın vardı senin bütün dünyayla. Ama ben bendeki seni de bilsinler istiyorum. Onunda ne kadar güzel bir insan olduğunu bilsinler istiyorum.

Bazen seni haykırmak istiyorum bazen seni susmak... Biliyorum hiçbir şey bu yangını söndürmeyecek. Hiçbir zaman.. 

Seni bir gün bile unutursam kalbim kurusun..

Evrim

Not: Can arkadaşının kaleminden ONUR YASER CAN